; BİZE ULAŞIN

Dünyanın dengesi adaletle korunur

09 Aralık 2016,16:23
Hz. Ömer’e gelen bir akrabası devletin hazinesinden yardım ister. Hz. Ömer önündeki kırbacı alıp adamın üzerine yürür. Adam kaçar. Hz. Ömer adamı kovalar. Bu kovalama bir süre Medine çarşısında devam eder. Bu esnada Hz. Ömer şöyle bağırmaktadır: “Sen hain bir idareci olmamı mı istiyorsun?” Medine halkı bu olayı konuşur. Halifenin kendisine özel muamele isteyen akrabasını nasıl kovaladığını konuşur. Hz. Ömer iki gün sonra bu adamı çağırır ve kendi maaşından adama biraz yardım ettikten sonra şöyle der: “Sakın bir daha ümmetin parası için yanıma gelme.” (Zehebi, Tarihul İslam, 1/271) Devletin hazinesine vergiler konulur. Kazanç olarak. Hz. Ömer bu vergileri ve ganimetleri halkın arasında paylaştırır. Paylaştırırken Hz. Hasan’a bin dirhem verir. Kendi oğluna ise beş yüz dirhem ayırır. Hz. Ömer’in oğlu itiraz eder babasına der ki; “Ben ile Hasan arasında ne fark var ? Ben Hz. Peygamber’le her zorluğa katlandım. Ama Hasan ve Hüseyin daha çocuktular. Neden onlara fazla pay ayırdın ?” Hz. Ömer şöyle cevap verir: “Oğlum! Sen onlarla bir olamazsın. Onların babası Ali’dir. Anneleri Fatıma’dır. Dedeleri Hz. Peygamber’dir. Ayağını denk al. Sen sadece Ömer bin El-Hattab’ı oğlusun. Otur oturduğun yerde.” Bu sözleri duyan Hz. Ali şöyle der: “Ömer cennet ehlinin kandilidir.” Hz. Ömer adaleti uygularken, terazisi oğlunun aleyhine de işlese zerre kadar tereddüt etmezdi.\n\nENGİN TOLERANS\n\nMedine’de kıtlık yılları olur. Tarihte bu yıllara “kum yılları” denilir. Bu dönemde Hz. Ömer halifedir. Hz. Ömer bu yıllarda süt ve et yememeye yemin eder. Ve yemez de. Bu dönem sonradan hafifleyince ve pazara yeni ürünler gelince fiyat listesi Hz. Ömer’e gelir. Listeyi pahalı görür. Halkın alım gücünün buna yetmediğini görünce, evine bu ürünleri sokmaz ve şu talimatı verir: “Her Medineli’nin evine bu ürünler girmedikçe, Ömer’in evine girmeyecektir. (Es-Salebi, Ömer bin El-Hattab, 103) Yaşlı bir kadın Hz. Ömer’in yanına gelir. Kadın Hıristiyandır. Kadın, Hz. Ömer’in maddi problemini halletmesini ister. Hz. Ömer kadına der ki; “Müslüman olursan senin problemini daha rahat aşarız.” Kadın ise şöyle der: “Ben bir ayağı çukurda bir kadınım. Müslüman olsam ne çıkar?” Hz. Ömer gece uyuyamaz. Sabahleyin kadını çağırtır ve maddi problemini halleder. Sonra şöyle der: “Beni affet. Senin sıkıntılı halini istismar edip seni dine çağırdım. Seni zorlar gibi oldum. Halbuki Hz. Peygamber (s.a.v.) böyle bir duruma razı olmazdı. Kadın sen bu halifeyi affet.” Teraziyi böyle kuruyordu büyük halife. İslam’ın ilk kadrosu böyle engin bir toleransa sahipti.