Almanya’nın ayrımcılık sorunu
Farklı kültürlere karşı hoşgörülü olmak. Bu cümle Almanya’da neredeyse bir hakaret gibi algılanmaya başladı. Hoşgörü talep edenler gerçekleri görmeyen romantikler olarak damgalanıyor.
Farklı kültürlere karşı hoşgörülü olmak. Bu cümle Almanya’da neredeyse bir hakaret gibi algılanmaya başladı. Hoşgörü talep edenler gerçekleri görmeyen romantikler olarak damgalanıyor.
Aşağı Saksonya Eyaleti’nde bir öğretmen, Türk ögrencisine derste “Sen Türksün, hakkın yok” dedi. Türk girişimciler dışlanmadan korktukları için şirketlerine artık kökenlerinin anlaşılacağı isimleri vermekten kaçınıyorlar.
Alman kamuoyunda hakkımızda yürütülen tartışmalar, bizi savunma pozisyonuna itiyor. Önyargı ve kışkırtmalarla bezeli içerik, bizi tavır almaya yöneltiyor.
Avrupa Adalet Divanı’nın Türklere yönelik vizeyi aslında fiilen kaldıran kararına rağmen Almanya’nın Türkiye’ye karşı uyguladığı sert vize politikası sürüyor. Türkiye’yi ziyaret eden üst düzey Alman politikacıların verdiği iyileştirme sözlerine rağmen, iki ülkenin en azından ticari gerçekleri ile uyuşmayan vize uygulaması ile karşı karşıyayız.
Cumhurbaşkanı Christian Wulff, popülizm şehvetiyle sürdürülen uyum tartışmalarının ertesinde Türkiye’yi ziyaret etti. Hem Almanya’daki dışlayıcı uyum tartışmaları, hem de Türkiye Almanya ilişkilerinin içinde bulunduğu kritik durum nedeniyle zorlu bir ziyaretti.
Bulvar basınının en kestirme satış yöntemi cinsellik. Pazarlama dilinde Sex Selles olarak nitelendirilen bu olgunun anlaşılan eski etkinliği yok. Thilo Sarrazin’in Türkleri aşağılayan kitabının milyonun üzerinde satış rakamına ulaşmasından sonra medya, tiraja cinsellikten daha çok katkı yapan yeni bir malzeme buldu:
Berlin 8 Ekim Cuma günü büyük bir futbol düellosuna sahne olacak. Futbol severler için sonucu ne olursa olsun tarihi bir futbol şöleni. Almanya Türkiye arasındaki maç, Sarrazin’in kitabıyla zehirlenen birlikte yaşama atmosferinin ertesinde sıradan bir milli maç olmasının ötesinde anlam kazandı.
Thilo Sarrazin’in “Almanya Kendini Yok Ediyor” kitabı daha piyasaya çıkmadan gündeme damgasını vurdu. Bild gazetesi ve Spiegel dergisi daha kitap yayınlanmadan, kitaptan alıntılar yaparak Almanya’nın ne büyük bir tehlike içinde olduğu algısını yaydılar.
Almanya’da böyle bir felaketin olabileceğini düşünmek bile nerdeyse mümkün değildi. Almanya en bu tür etkinliklere ağır şartlar koyarak izin veriyor. Kaldı ki insan, yıllardır yapılan Love Parade’de katılımcıların güvenliğinin en iyi düzeyde sağlandığını düşünüyor.
SPD Genel Başkanı Sigmar Gabriel’in Türk İşadamlarına verdiği yemeğe biz de katıldık. Konuklar, Türk toplumunun çifte vatandaşlık, aile birleşimi, vize vs. gibi sorunlarını dile getirdiler.