; BİZE ULAŞIN
Mikdat Karaalioğlu

Mikdat Karaalioğlu

13 Eylül 2015, Pazar

KONTEYNERDE BARIŞI BEKLERKEN

Malatya’ya geçtiğimiz hafta sonun da Türk Alman Karaciğer Nakli Kongresi’ni izlemek üzere gitmiştim. Dünyaca ünlü bilim adamlarının yaptığı sunumlar, bilimsel kapasitemizi aştığından, kongrenin “dışardan” katılımcısı ben ve turizimci Hüseyin Baraner bir Malatya turu yapmaya karar verdik.Baraner’in eski dostu  Malatya Valisi Süleyman Kamçı kongre kaçağı iki kişiyi kabul etti ve bizi Malatya’daki mülteci yurduna yapacağı ziyarete davet etti. Severek kabul ettiğimiz bu davet, mülteciler konusunda haber ve istatistiklere sıkışıp kalan sığ algımı alt üst etti. 433 bin metrekarelik bir alana kurulan 276 bin metrekarelik konteyner kentte, 7 bin 874 mültecinin yüzlerine yerleşmiş hüzünle barışı bekle melerini gözlemlemek, mülteci felaketinin ne tür bir ıstırap olduğu hakkında sadece biraz ipucu verebiliyor. Bu tesis dünyadaki benzerleri içinde belki de en iyilerinden birisi. Eğitim, sağlık, spor, kültür konusunda akla gelebilecek bütün hizmetler, uzmanları tarafından tercümanlar eşliğinde veriliyor.Tesisin Müdürü Hamza Demiralp’i tebrik etmek gerekiyor. Ancak verilen tüm hizmetler, yapılan tüm faaliyetler ve bağışlar, vatanlarından koparılan insanların yaşadığı hüznü kapatmaya yetmiyor. Kampta sizi gelecekleri elinden alınmış binlerce çocuk karşılayınca, ne tür bir insanlık dramı ile karşı karşıya olduğunuzu hissediyorsunuz. Çocuklar bizi coşkuyla karşıladı. Ellerimizden tuttu. Yüzlerce kez “nasılsınız?” sorunusu duyduk. Biz iyiydik de, çocuklara “siz nasılsınız?” demeye gücümüz yetmedi.Çocukların Vali Süleyman Kamçı’ya duydukları sevgi, devletin mültecilere gösterdiği şefkatin ispatı gibi. Konteyner kentin dar sokaklarında valiye eşlik eden yüzlerce çocuk, valileriyle konuşup şakalaşırken, aslında ‘teşekkür ederiz’ diyor gibiydi. Ellerimizi tutan, bize dokunançocuklar, sorumluluklarımızı da bize hatırlattı. Malatyalılar on binlerce mülteciyi bağırlarını basıp ellerinden gelen her türlü yardımı yapıyor. Aslında Malatya’daki mültecilerin temel ihtiyaçlar konusunda hiçbir eksiği yok. Yapılabilecek en büyük yardım barışın gelmesi. Ancak barış gelene kadar bu dram hepimizin dramı. Bu acı hepimizin acısı...