BİZE ULAŞIN
Mikdat Karaalioğlu

Mikdat Karaalioğlu

22 Eylül 2015, Salı

BİR ULUS MARKASINI KORUYOR

Almanya  en iddialı olduğu bir alanda, dünyaca kabul görmüş güven ve kalite imajının uğradığı hasarın şokunu yaşıyor. VW’in ABD’de piyasaya sürdüğü dizel araçlarda egzoz gazı emisyon testinin sonuçlarını çarpıtan bir yazılım kullanması, ülkede otomobil sektörünün öz güvenini sarstı. Almanya, otomobil sektörü ve güven kavramlarından oluşan zincir, tarihinde hiç böyle zarar görmemişti.  Konu gazetelerin ekonomi sayfalarında zaman zaman okuduğumuz yolsuzluk, ihmal vs. haberlerinin boyutunu aşarak kelimenin tam anlamıyla Almanya’nın milli meselesi haline geldi. Frankfurt’taki IAA Fuar’ıyla dünya otomobil sektörüne inovasyon şovu yapan  WV, şimdi üzerine yapışan büyük manipülasyon lekesinin izlerini telaşla silmeye çalışıyor.Skandalın yol açtığı  maddi hasar öngörülebilir boyutlarda değil. VW borsada sadece Pazartesi günü 17 milyar Euro değer kaybetti. Hisselerin düşüşü sürüyor.  ABD’de 18 milyar dolar ceza alması bekleniyor. VW tarafından yapılan açıklamada manipülasyondan toplam 11 milyon aracın etkilenmiş olabileceği bildiriliyor. Bu araçların iadesiyle ortaya yine milyarlarla hesaplanacak zararlar çıkabilir. Dev kurumun yaşayacağı maddi kayıpları şimdiden hesaplamak zor. Çünkü skandal sürekli yeni boyut kazanıyor.  Neredeyse asırlık bir kurum, yıllar içinde elde ettiği güvenilirlik ve servetini bir hatayla kaybetme tehlikesi yaşıyor. Skandal diğer otomobil üreticileri BMW ve Mercedes’i de tedirgin ediyor.Alman otomobil sektörü tarihinin en önemli krizlerinden birini yaşıyor.  Sektör en parlak dönemlerini yaşarken beklenmedik bir kazayla ağır darbe almış durumda. VW Yönetim Kurulu Başkanı Martin Winterkor’un istifa edeceği söylentileri sorunun en asgari unsurlarından birisi. Bu krizin Alman ekonomisini etkileyeceğini söylemek güç.  Alman otomobil sektörünün ve ekonomisinin bu türden hasarları telafi edebilecek gücü ve hazırlığı var.  Ancak dijital devrim arifesinde en güvenilir şirketlerde bile bu tür çarpıtmaya yeltenilmesi güven sorununun özellikle dijital çağda ne denli önemli olduğunu gösteriyor.